• Abdullah TETİKOĞLU

NİŞANLILIĞIN BOZULMASI SEBEBİYLE VERİLEN HEDİYELERİN İADESİ


TMK madde 118’de ifade edildiği üzere nişanlanma evlenme vaadiyle yapılır ancak nişanlanan kişiler tarafından beklenmeyen ve istenmeyen sebeplerden ötürü bazen irade dışı, bazende tarafların iradesiyle hukuki bir ilişki olan nişanlılığın bozulması, nişanlılıktan dönme durumu söz konusu olabilir. Bu durumda taraflar nişanlı olma sıfatını kaybederler. Ayrıca nişanlılardan birinin ölümü, evlenme engelinin ortaya çıkması ve nişanlılardan herhangi birinin bir üçüncü şahısla evlenmesi de söz konusu olabilmektedir. Bu gibi hallerde nişanlılığı sonlandırmaktadır. Peki nişanın sayılan sebeplerden herhangi biriyle sona ermesi halinde tarafların karşılıklı vermiş oldukları hediyelerin akıbeti ne olacaktır? Yani verilen hediye, nişanı haklı veya haksız olarak bozan tarafta mı kalacaktır.? Böyle bir şey tabi ki mümkün olmayacaktır çünkü bu kişilerin haklarına ve çıkarlarına ters düşmektedir. Hukuk kuralları iyiniyetli olmayan kişileri ve korumadığından dolayı tabi ki yasa koyucuda böyle bir durumun sorun yaratmaması için konuyu yasal zemine oturtacaktır.

Sayılı durumların mevcudiyeti halinde nişanlılığın bozulması sonucu hediyelerin iadesi söz konusu olacaktır. Bunun yasal dayanağı hediyelerin geri verilmesi kenar başlıklı TMK md. 122 hükmü ile açıklanmaktadır. Bu maddeye göre;

‘Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Hediye aynen ve mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.’ Hediyelerin iadesinin ne şekilde olacağı madde hükmüyle çözüme kavuşturulmuştur. Nişanlılığın evlilik dışı herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, hediyelerin taraflarda kalması haksız bulunmakta ve bu verilen hediyelerin geri iade edilmesi gerekmektedir. Çünkü tabiri caizse güle oynaya verilen bu hediyelerin veriliş amacının temelinde evlenilmek istenmesi durumu vardır. Hediyelerin iadesinin altında yatan temel sebep ise; haksız zenginleşmeye sebebiyet verilmek istenmemesidir.

Hediyelerin iadesi belli koşulların varlığı halinde söz konusu olacaktır. Bu koşullar;

-Nişanlılık İlişkisinin Varlığı

-Alışılmışın dışında (Mutad olmayan) hediyelerin verilmiş olması

-Hediyelerin Nişanlılar ya da Ana-Baba veya Onlar gibi davrananlar tarafından verilmiş olması

-Nişanlılığın evlilik Dışı Sebeple Sona Ermiş Olması

Sayılı koşulların varlığı halinde hediyelerin iadesi mevzu bahis olacaktır.

Hediyelerin iadesi; nişanlılığın başlangıcından nişanlılığın sona ermesi anına kadar tarafların birbirine verdikleri maddi değeri olan eşyaları kapsamaktadır. Bu süre zarfında verilen hediyeler iadeye tabidir.

Alışılmış mutad hediyelerin iadesi söz konusu değildir. Alışılmış dışı hediyeler ise iade edilecektir. Burada hangi hediyenin mutad hangisinin mutad olmadığı sorunu da ortaya çıkacaktır. Verilen hediyenin mutad olup olmadığını saptayabilmek için yerel örf ve adetlere, tarafların sosyo-ekonomik durumlarına ve hediyelerin maddi değerlerine bakılacak ve buna göre bir karar verilecektir. Zaten uygulama da yerel mahkemelerin vermiş olduğu hükümler ve özellikle Yargıtay’ın konu ile alakalı davalarda verdiği kararlar mutad hediye ve mutad olmayan hediye konusuna açıklık getirmektedir. Verilen bu kararlar göz önünde bulundurularak bir tespit yapılması gerekirse nişanlıya verilen bir demet çiçek, pantolon, ayakkabı mutad hediye; altın, ziynet eşyası, ev, yazlık, cep telefonu, otomobil, mutad olmayan hediyedir. Verilen bu hediyeler aynen ve mislen geri verilecektir eğer verilemiyorsa ise hediyenin maddi -parasal- karşılığının geri iade edilmesi gerekecektir.

Hediyelerin İadesinde Zamanaşımı

Nişanlılığın sona ermesiyle doğacak dava hakları TMK md. 123 uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Sürenin işlemeye başlaması nişanın bozulma iradesinin diğer nişanlı tarafından öğrenildiği anda başlamaktadır. Ancak nişan kendiliğinden sona erme hallerinde ise zamanaşımı süresi nişana son veren olay tarihinden itibaren başlayacaktır.


'' Bir insanı kaybetmek çok kolaydır. Bir söze, bir davranışa bakar. Oysa zor olan bir insanı kazanmaktır. Çaba gerektirir. Biz insan biriktiririz. ''

İstanbul, Türkiye