• Stj. Av. Fırat HARAÇ

Tutuklulukta geçecek süre

En son güncellendiği tarih: Mar 13

Öncelikle belirtmek gerekir ki tutukluluk bir ceza infaz sistemi değil, koruma tedbiridir. Tutukluluk halinin devamında yarar bulunmaması, tutukluluktan beklenen amacın hasıl olması sonrasında tutukluluğa derhal son verilmelidir.


Tutukluluk halinde azami tutuklama süreleri Ceza Muhakemesi Kanunu madde 102'de düzenlenmiştir. İlgili maddeye Yargı Reformu Birinci Paketiyle bazı eklemeler yapılmış ve bu yazıyı yazma gereği hasıl olmuştur.


Tutuklulukta geçecek süre Madde 102 –

(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.



İlgili maddenin birinci fıkrasında Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süreleri düzenlenmiştir. Buna göre, Asliye Ceza Mahkemesinde tutukluluk süresi en fazla 1 yıldır.

Bu bir yıllık süre, ancak zorunlu hallerde ve bu zorunluluğun sebebi de gösterilerek en fazla 6 ay daha uzatılabilir.

Netice itibariyle Asliye Ceza Mahkemesinin görevine giren suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda tutukluluk hali uzatma süresi dahil azami süre 1 yıl + 6 ay = 1 yıl 6 aydır.



(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.


İkinci fıkrada Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süreleri düzenlenmiştir. Fakat ilgili fıkra 25.08.2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK ile değişikliğe uğramış, ağır ceza mahkemelerinde tutukluluk sürelerine ilişkin genel kuralın yanında ayrıca bir de istisnai düzenlemelere yer verilmiştir.


Kural olarak Ağır Ceza Mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en fazla 2 yıldır. Ancak zorunlu hallerde ve bu zorunluluğun sebebi de gösterilerek en fazla 3 yıl daha uzatılabilir. Bu durumda azami tutukluluk süresi 2 yıl + 3 yıl = 5 yıldır.


Ancak 694 sayılı KHK'nin 141. maddesi ile CMK'nın 102/2.fıkrasına bu genel kuralın istisnasını içeren hüküm eklenmiştir. Buna göre, Ağır Ceza mahkemesinin görevine giren iş; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Kapsamına giren suçlarla ilgili ise uzatma süresi 5 yılı geçemez. Yani bu hallerde azami tutukluluk süresi 2 + 5 = 7 yıldır.


İzah ettiğimiz üzere 1 yıl 6 ay veya 5 yıllık ya da 7 yıllık süreler, tek suç için geçerlidir. Bir başka deyişle şüpheli birden fazla suç işlemiş ve bunlar hakkında ayrı ayrı tutuklama kararı verilmişse, bahsi geçen süreler her suç için ayrı hesaplanmalıdır.

Örneğin; Şüpheli hırsızlık ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarının ikisinden de tutuklanmış ise, kanaatimizce adam öldürmeye teşebbüs için 5 yıl, hırsızlık için de 1 yıl 6 ay olmak üzere tutuklu bırakılabilecektir.


Bu süreler kesin sürelerdir. Gerekçesi ne olursa olsun uzatılması mümkün değildir. Yasanın hak tanıdığı uzamalar için ise mutlaka uzatmaya neden gerek duyulduğu belirtilmelidir.



İstinaf ve Temyiz aşamalarında geçen süreler azami sürelere dahil midir ?


Tutuklulukta geçen süreler, tutuklama ile başlayıp hükmün verilmesine kadar olan süredir. Bu 1 yıl 6 ay veya 5 yıl ya da 7 yıl içinde hüküm verilemez ise, tutukluluk sona erdirilir.


Ancak mahkumiyet hükmü verildikten sonra azami tutukluluk süreleri gözetilmez, bu durumda artık mahkeme kararı ile sanığın suçlu olduğu kesin biçimde olmasa da belirlenmiş olmaktadır. Bu yüzden mahkumiyet kararı sonrası geçen süreler, azami süreyi aşmış olsa bile, süre nedeniyle tahliye verilmez.


(CGK. 12.04.2011, 2011/1-51-2011/42) '' istinaf, temyiz gibi kanun yolu incelemesinde geçen süreler, bu azami sürelere dahil değildir. ''


Birinci Yargı Reformu Paketiyle Getirilen Yenilik


(4) Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.


Yargı Reformu Birinci Paketiyle yapılan önemli değişikliklerden bir diğeri ise; Soruşturma evresinde geçen tutukluluk sürelerinin azaltılması oldu.


Bu değişiklikle beraber, hakkında ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlar bakımından şikayet bulunan birisi soruşturma evresinde en çok 6 ay, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda 1 yıl tutuklu kalabilir hükmü geldi.


Devlete karşı işlenen suçlarla, Terörle Mücadele Yasası kapsamındaki suçlarda soruşturma evresinde iken tutukluluk süresi en fazla 1 yıl 6 ay olacak ve 6 aylığına bir kez uzatılabilecek.


Daha önce olmayan bu düzenleme soruşturma evresinde geçmesi gereken azami tutukluluk süresi hakkında net bir hüküm oluşturdu.


(5) Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.


15 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda bu süreler yarı oranında, 18 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda ise dörtte üç oranında uygulanacak.

'' Bir insanı kaybetmek çok kolaydır. Bir söze, bir davranışa bakar. Oysa zor olan bir insanı kazanmaktır. Çaba gerektirir. Biz insan biriktiririz. ''

İstanbul, Türkiye