• Atilla Kesecek

YAKALAMA VE GÖZALTINA ALMA YETKİSİ

En son güncellendiği tarih: Mar 13


Halkımız tarafından genellikle yakalama ve gözaltına alma kavramları birbirine karıştırılmakta, kimi zaman ise aynı işlemler olduğu sanılmaktadır. Yakalama yetkisi herkesin sahip olduğu ve kolluğun sahip olduğu yakalama yetkisi olarak ikiye ayrılmaktadır. Yakalama yetkisi her ne kadar kişinin özgürlüğünü sınırlasa da usulüne uygun olarak yapılan yakalama işlemi hukuka uygunluk nedenidir.


Vatandaş şüpheliyi yakalayabilir mi ?


CMK md 90/1'e göre; Meşhut suç (suçüstü) durumlarında herkese geçici olarak yakalama yetkisi verilmiştir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarda yakalamanın gerçekleşmesi için şikayetin de varlığı gerekmektedir. Yakalanan kişi ve var ise suç eşyası ivedi şekilde kolluk kuvvetlerine teslim edilmelidir. Yakalamayı yapan kişi failin direnişini kıracak makul ölçüde cebir kullanabilir. Ancak direnç kırıldıktan sonra veya failin direniş göstermemesi halinde cebir uygulanamaz, aksi takdirde cebir uygulayan kişi eyleminden ötürü ceza soruşturmasına tabi tutulabilir.


Sosyal medyada bu konunun birçok örneğine rastlayabileceğiniz durumlar karşımıza çıkmaktadır. Bir hırsızın veya tacizde bulunduğu iddia edilen kişinin yakalandıktan sonra darp edilmesi hukuka aykırıdır. Bu durum her ne kadar vicdanları rahatlatır gibi görünse de yetkili devlet organları bulunuyorken kimsenin şahsi adaletini tahsis etme yetkisi yoktur. Bu şekilde saldırıya uğrayan fail kendini savunmaya geçtiğinde şartları sağlaması halinde meşru savunmadan faydalanırken, yakalama işlemini yapan kişi suçlu konumuna düşebilir.


Kolluğun yakalama yetkisinde ise; herkesin yakalama yetkisinin olduğu durumlar dışında da yakalama yetkilerine sahiptir. CMK md 90/2'ye göre; Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler. Bu yetkiyi kullanabilmek için beş koşulun varlığı

gerekmektedir.


1. Tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren bir durum olmalıdır,


2. Gecikmesinde sakınca bulunmalıdır,


3. Cumhuriyet Savcısına veya amirlerine derhal başvurma olanağı bulunmamalıdır,


4. Şikayete bağlı suçlarda şikayet koşulu gerçekleşmiş olmalıdır,


5. Yakalama yasağı bulunmamalıdır.


Bu şartlardan birinin veya birkaçının yokluğu halinde kolluğun yakalama yetkisini kullanması hukuka aykırılık doğuracaktır.


Kolluk kuvvetleri yakaladığı kişiye yasal haklarını derhal bildirir.

Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır. Yazılı bildirimin hemen yapılamayacağı hallerde bunları sözlü olarak bildirir.



Arama izni olmaksızın yakalanan kişinin üstü aranabilir mi ?


Yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliğinin 6. Maddesine göre; Yakalanan kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla kaba üst araması yapılarak, silâh ve bunun gibi unsurlardan arındırılması sağlanır. Yakalama sırasında suçun iz, emare, eser ve delillerinin yok edilmesini veya bozulmasını önleyecek tedbirler alınır.


Görüleceği üzere yakalama işlemi yapılan kişinin kaba üst araması izne tabi değildir. Ancak sırf yakalama işlemi yapıldığı gerekçesiyle kişinin aracı, konutu ve belgeleri usulüne göre alınmış izin olmadıkça aranamaz.



Yakalama işlemi yapılan kişiye kelepçe takılabilir mi ?


Ceza Muhakemesi Kanunu'nda iki durumda kelepçe takılabilir.


CMK md 93/1'e göre; kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir. Çocuklara zincir, kelepçe vb. aletlerin takılması yasaktır.


Uygulamada kelepçe takılmasında yetişkin kişiler tarafında ciddi problemler ortaya çıkmaktadır. Kolluk görevlilerinin bu durumdaki yetersiz bilgisi hiç doğmayacak veya yatıştırılmış olayların fitilini tekrar ateşlemektedir.

Kelepçe takılması halk arasında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma olmadan direkt olarak suçluluk belirtisi oluşturmaktadır. Zaten herhangi bir saldırganlık veya direniş göstermeyen bir kişiye kelepçe takılması hem mantığa, hem de görüldüğü üzere tehlike arz ettiğine ilişkin belirti olmadığı sürece yasaya aykırıdır.



Kişi haber verme hakkını akrabalığı bulunan kişilere bildirmek zorunda mıdır?


Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.


Uygulamada yakalama işlemine tabi tutulan kişilerin haber verme hakkını, büyük çoğunlukla aile bireyleri veya akrabalık ilişkisi bulunan kişiler üzerinden kullanmaları bildirim haklarını sadece hısımları üzerinden kullanabilecekleri algısını oluşturmaktadır. Uygulamada bu şekilde kullanılmasının nedeni, kişilerin kendilerine en yakın gördükleri insanlara haber verme isteğinden kaynaklanmaktadır. Seçimlik hak yakalanan kişiye ait olup kendi rızası olmadıkça durumdan haberdar olmasını istemediği kişilere kolluk görevlilerince bildirim yapılamaz.


Kişi ne kadar süre boyunca yakalama işlemine tabi tutulur ?


Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. Yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu ses ve görüntü bilişim sisteminin (SEGBİS) kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır.



Yakalama kararına itiraz edilebilir mi ?


CMK md 91/5'e göre; Yakalama işlemine ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.


Gözaltına alma ise yakalanan kişinin yetkili yargıç veya mahkeme önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar Cumhuriyet Savcısının emriyle yasal süre içinde tutulmasıdır. Hazırda yakalanmış olan bir kişiye tekrar yakalama işlemi yapılamayacağından gözaltı ve yakalama kavramı birbirine karıştırılmamalıdır. Her yakalanan kişinin gözaltına alınma

zorunluluğu da bulunmamaktadır.


Gözaltı işleminin uygulanabilmesi için 4 koşulun varlığı gereklidir;


1. Gözaltına almanın soruşturma yönünden zorunlu olması gerekir


2. Kişinin bir suç işlediğini gösteren somut kanıtların olması gerekir


3. Yasal bir engelin bulunmaması gerekir


4. Cumhuriyet savcısının emri gerekir


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne göre gözaltı işleminin uygulanabilmesi için makul şüphe yeterli olup, kuvvetli şüphenin varlığı aranmamaktadır.



Polis veya Jandarma gözaltı kararı verebilir mi ?


2015 yılında 6638 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte kolluk amirlerine de gözaltına alma yetkisi verilmiştir. Ancak bunlar sınırlı sayıda belirtilmiştir. Kolluk amirinin gözaltı işlemi yapabilmesi için;


1. Suçüstü durumu olmalıdır


2. Katalog suçlardan biri veya kamu düzenini bozabilecek toplu işlenen suçlar söz konusu olmalıdır


3. Kolluk amirine mülki amir tarafından yetki verilmelidir


Gözaltı nedeninin ortadan kalkması veya işlemlerin tamamlanması halinde katalog suçlar bakımından en geç 24 saat, kamu düzenini bozabilecek nitelikteki suçlar bakımından en geç 48 saat içinde yapılan işlemlerden Cumhuriyet Savcısı haberdar edilerek emri doğrultusunda işlem yapılmalıdır.



Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir ?


Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için

zorunlu süre 12 saatten fazla olamaz.


Toplu olarak işlenen suçlar kanıtların toplanması ve şüpheli sayısının çokluğu halinde Cumhuriyet Savcısı gözaltı süresini her defasında 1 günü geçmemek üzere toplamda 3 gün süreyle uzatılmasına karar verebilir. Cumhuriyet Savcısı tek seferde 3 gün olarak bu süreyi uzatamaz. Emrin yazılı olarak verilmesi gereklidir. Bu durumda gözaltı süresi uzatma süresiyle birlikte en fazla 4 gün olabilir.


3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında işlenen suçlarda ise gözaltı süresi yakalama anından itibaren 48 saat, toplu olarak işlenen suçlarda ise 4 günü geçemez.


CMK 91/7'ye göre; Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur. Yani müdafii bulunmadığı hallerde sorgu yapılamaz.



Gözaltına alınan kişinin sağlık kontrolü nasıl yapılır ?


Gözaltına alınan kişinin hekim kontrolünden geçerek o an ki sağlık durumu tespit edilir. Sağlık kontrollerinin yapılması için hakim veya mahkeme kararı gerekmez. Sağlık kontrolüne götürülmesi sırasında ifadesini alan veya soruşturmayı yürüten kolluk görevlileri dışındaki görevliler tarafından sağlanır. Yeterli personel bulunmaması halinde bu durum belgelendirilir.


Gözaltına alınan kişinin herhangi bir nedenle yerinin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adlî mercilere sevk edilmesi işlemlerinden önce de sağlık durumu hekim raporu ile tespit edilir.


Kadının muayenesi, talebi hâlinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır. Muayene edilecek kadının talebine rağmen kadın hekimin bulunmaması halinde, muayene sırasında hekim ile birlikte sağlık mesleği mensubu bir kadın personelin bulundurulmasına özen gösterilir.


Hekim muayene sırasında işkence veya eziyet suçlarının işlendiği yönünde bulguya rastlaması halinde, keyfiyeti derhal Cumhuriyet Savcısına bildirir. Bunun üzerine beden muayenesine ilişkin hükümlere göre işlem yapılır.


Gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin, yakalama işleminde olduğu gibi; Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.


Sulh ceza hakimi tarafından serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan eylemle ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet Savcısının kararı olmadıkça aynı neden ile yakalama işlemi uygulanamayacaktır.



Gözaltı kararı adli sicil kaydına işlenir mi ?


Gözaltı veya yakalama işlemi birer koruma tedbiri olup, kişi hakkında karar veya hüküm niteliği taşımaz. Hürriyeti kısıtlayıcı işlem olsalar da mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği için adli sicil veya arşiv sicil kaydına işlenmez.



Haksız yakalama veya gözaltı işlemi için tazminat talep edilebilir mi ?


Ceza Muhakemesi Kanunu 141. Maddeye göre; Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, devletten isteyebilirler.


Tazminat istemi hükmün kesinleştiğini belirten kararın kişiye tebliğinden itibaren 3 ay ve herhalde 1 yıl içerisinde tazminat talebinde bulunulabilir. Tazminat istemlerinde görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.



STJ. AV. ATİLLA KESECEK





KAYNAK :

THEMIS YAYINLARI KASIM 2017 - İSMAİL ERCAN CEZA MUHAKEMESİ HUKUKU


ADLİ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİ


YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ

'' Bir insanı kaybetmek çok kolaydır. Bir söze, bir davranışa bakar. Oysa zor olan bir insanı kazanmaktır. Çaba gerektirir. Biz insan biriktiririz. ''

İstanbul, Türkiye